Anasayfa Photoshop Flash Dreamweaver TurboPascal Okulumuz Php Otomobil Oyunlar Teknoloji

MEB Ekders Hesaplama Prog.
HalkBank İnternet Şubesi
 
Yerli elektrikli 'Oscar' Hazır

Oscar Makina, endüstriyel alanda kullanılmak üzere ürettikleri elektrikli araçların ardından, prototip üretimini yaptıkları Oscar City modeliyle 2012 yılında trafiğe çıkacak.

Ankara'nın Akyurt İlçesinde faaliyette buluna Oscar Makina, endüstriyel alanda kullanılmak üzere ürettikleri elektrikli araçların ardından, prototip üretimini yaptıkları Oscar City modeliyle 2012 yılında trafiğe çıkacak.

Elektrikli otomobil ve yerli otomobil üretimi konusuna Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler (KOBİ) de dahil oldu. Ankara'nın Akyurt ilçesinde faaliyette bulunan Oskar Makine, 90 kilometre hız yapabilen ve 160 kilometre menzili olan elektirikli otomobil Oscar City'nin prototipini üretmeyi başardı.

Oskar Makinenin 1974 yılından bu yana inşaat makineleri ürettiğini belirten Genel Müdür Aydın Cömert, 1994 yılında Akyurt fabrikasını kurarak 5 ayrı dalda üretim yaptıklarını ve bunlardan birinin de elektrikli endüstriyel araçlar olduğunu söyledi.

Elektrikli endüstriyel araçlarından Koby modelinden ilk ihracatlarını geçtiğimiz hafta Mısır'a yaptıklarını ifade eden Cömert, hali hazırda alışveriş merkezlerine, hava limanlarına ve savunma sanayine elektrikli araçlar ürettiklerini ve bu deneyimlerini de arkalarına alarak elektrikli otomobil üretmeyi başardıklarını kaydederek, ''Türkiye'de Renault'tan sonra ilk yerli üretim elektrikli otomobili biz yaptık. Bu kadar büyük firmalar içerisinde biz herkesten bir adım daha ilerdeyiz'' dedi.

Aşıklar, fiyatın 12 bin ila 15 bin dolar arasında olacağını sözlerine ekledi.
Posted on 28 Jan 2012 by A.N.BilimliATL
Toyota GT 86

Toyota’nın ilk kez 2009 Tokyo Otomobil Fuarı’nda FT-86 adıyla sergilediği konsept, aradan geçen iki yılın sonunda doğduğu yer olaran Tokyo Otomobil Fuarı’nda bu kez seri üretim haliyle sahneye çıktı.

4.240 mm’lik uzunluğu, 1.285 mm’lik yüksekliği ve 2.570 mm’lik dingil mesafeleriyle Toyota tarafından Dünyanın En Kompakt 4 Kişilik Spor Otomobili olarak tarif edilen GT 86, karoser oranlarıyla klasik olmaya aday manzaralar sunarken, iç mekanda da sportif ve geleneksel yerleşimin iç içe geçtiği bir kokpit kullanılmış.
Posted on 08 Jan 2012 by A.N.BilimliATL
Anadol'un Hikayesi

Anadol'a uzanan yol


Türkiye otomobil üretme sürecindeki ilk girişimini 1920'li yılların sonunda bir parti Ford'un İstanbul'da montajıyla başladı. Emekleme olarak nitelendirilebilecek bu girişimin ardından 1950'lerde Willys marka araçlar öncelikle askeri amaçlı olarak üretildi. Bu girişimleri 1960 senesinde Otosan fabrikasında montajı yapılan bir parti Ford Consul ve 1963-1965 yılları arasında montajı yapılan 240 adet Ford Taunus 17M station wagon projeleri takip etti. Ancak bu projelerin hiçbiri Türkiye'nin ilk seri üretim otomobili olmayı başaramadı.

Türkiye'de bir otomobil fabrikası kurulması yönünde en istekli kişilerden olan rahmetli Vehbi Koç, 1928 yılından itibaren Amerikan Ford firmasıyla Ford otomobil ve traktörlerinin distribütörlüğü ilişkisi içindeydi. Vehbi Koç, 1950'li yıllarda Amerika'ya giderek Henry Ford II ile görüşmeler yapmış ve Türkiye'de üretim yapmakla ilgili bir destek alamamıştı. Aynı dönemde Bernar Nahum da Ford'un İngiltere ve Amerika ofisleriyle temaslarda bulunmuş, ancak tatmin edici bir sonuç alamamıştı.

Ford, Türkiye'de üretime uzak durmasına gerekçe olarak; yıllık otomobil satışının 2-3 bin adet gibi çok düşük rakamlarda olmasını göstermekteydi.

Ford'a göre yapılacak milyonlarca dolarlık yatırım kendini amorti edemeyecek ve böyle bir proje başlasa bile başarısızlıkla sonuçlanacaktı. Ancak Koç yılmadı; çünkü ona göre ithalat, o günün ekonomik zorlukları doğrultusunda hem zor, hem de döviz kaybı demekti ve şartlar ne kadar zor olursa olsun Türkiye' de mutlaka otomobil üretimi yapılmalıydı.

O dönemde ülkemizde yaklaşık 80-90 bin otomobil, kamyon, otobüs ve benzeri araç bulunmaktaydı. Bunların çoğu büyük ve pahalı Amerikan otomobilleri ve çok azı da Volkswagen, Opel, Ford gibi Avrupa otomobiliydi. Bu otomobillerde de yedek parça çok yetersiz ve pahalıydı. Yani otomobil pazarı henüz bakirdi ama potansiyel alıcıların otomobil satın alabilecek bütçesi yoktu. O halde, halkın alım gücüne uygun, ekonomik ve az masraflı otomobiller üretip satmak gerekiyordu.

Bunlar, Koç Grubu'nu yeni arayışlara yöneltti. Dönemin otomobil dergilerinde fiberglas adlı bir malzemenin otomobil üretiminde kullanıldığı ve küçük sayıdaki üretimler için bunun ideal olduğu bilgileri yer almaktaydı.

Bu arada, İngiltere'deki Reliant otomobillerinde de 1950'li yıllardan itibaren fiberglas malzeme kullanıldığı öğrenildi. Bernar Nahum, Reliant'ın yöneticisi Raymond Wiggin ile Ocak 1964'te Atina'da bir görüşme yaptı. Mayıs ayındaysa Vehbi Koç, Bernar Nahum ve Rahmi Koç, Reliant'ın Tamworth (İngiltere) fabrikasını ziyaret ettiler. Reliant'ın gerek teknolojisi, gerekse üretim süreci oldukça moderndi. Reliant yetkilileri de Otosan' la işbirliği konusunda olumlu düşünüyorlardı.

Koç Grubu Reliant'la işbirliğine olumlu bakıyordu, ancak Türkiye'ye dönünce projeyi başbakanlığa onaylatmak gerekiyordu. Başbakanlık ise Makine Kimya Endüstrisi'nin onayını istedi. Ancak MKE'nin teknik kadrosu, Türkiye'de bilinmeyen yeni bir üretim sistemiyle imal edilecek bir otomobili onaylamayacaklarını belirtti. Böylece fiberglas otomobil geciktiren ilk adım atılmış oldu.


Ancak 1964 yılı sonunda yaşanan bir gelişme, olayların akışını değiştirdi. Ford kamyonlarının tasarımı değişmişti ancak bu tasarım değişikliğini Türkiye'de hızla uygulamak zordu. Maliyet nedeniyle D Serisi kamyonların sürücü kabinini fiberglastan imal etmek gündeme geldi. Ford'dan onay alınarak Reliant'a bir şoför kabini yaptırıldı ve üretim izni alındı. Bu projenin hayata geçmesi ve malzemenin kendisini kanıtlaması Koç'u cesaretlendirerek tekrar harekete geçirdi.
Posted on 04 Jan 2012 by A.N.BilimliATL

<< Previous 1 2 3 Next >>

Content Management Powered by CuteNews
Teknoloji Haberleri

 
 
 
bu site 1024*768 çözünürlük için tasarlanmıştır. Yılmaz İLİŞİK - ilyilmaz@gmail.com